Saçlarım uzamış.
Geçen akşam aynaya bakma cüretinde bulundum.
Yüzümü inceledim.
Her bir çizgiye, ize anlamlar yükledim.
Hayatımın orta yerine kalıntılar bırakan insanları düşündüm sonra.
Bazen çok başka biri olmak istediğime kanaat getirirdim ve bu beni hiç rahatsız etmezdi.
Saçlarımı düşünürdüm, göz rengimi, yüz şeklimi, bacaklarımı ve dudaklarımı.
Bir kıyafet tasarlardım.
Sonra kendimden bile utanırdım.
Unutmak için kahve koyardım kendime.
Kendimi de unuturdum nihayetinde.
Bir renk olmak isterdim, aynı anda birkaç nota duyar ve benden bir beste çıkmasını dilerdim.
Tavşana bürünüp, martıya evrilmek bile içimden geçti zaman zaman.
İsimler koydum kendime.
Yarattığım hiç kimse, yarattığım ben-ler bile canımın bir sigara yanığı gibi acımasına engel olamadı üstelik.
Basit kelimelerden cümlelerce sihir yaptım.
Hiç bilinmeyen şehirler keşfettim rüyalarımda.
Dünyanın düzenine düzensizce baş kaldırdım.
Ve milyar insan içinde içimde kıpırtılar yaratan bir avuç insan tanıdım.
Kitaplara sığındım.
Kendi merhametimi insanlara yamadım.
Şimdi, yaşamım oldukça karmaşık.
Bir sır vermeliyim; adım Clementine...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder