08 Mart 2014

Bilmiyorum - Biliyorum - Üzgünüm

BU BİR KENDİNİ ACINDIRMA YAZISI DEĞİLDİR.
BU BİR İÇ DÖKME VE GÜCÜNÜN FARKINA VARMA YAZISIDIR.

Böyle durumlarda söze nasıl başlanır bilmiyorum.

Oysa ezberimde olmalıydı.
Ben bir sofrada 3 kişi ne demek bilmiyorum.
Bir evin yalnızlığı nasıl giderilir?
Pazar kahvaltıları nasıl mutlu hale gelir bilmiyorum.
Ben evimden çıkarken babamın annemi öpmesi nedir bilmiyorum.
Her gece iyi geceler öpücüğü babaya nasıl verilir?
Ruhu buruk bir anne nasıl iyileştirilir?
Ailemle sevgilim bir akşam yemeğinde nasıl tanışır bilmiyorum.
Ben babamla bir günün ardından aynı eve nasıl beraber dönülür bilmiyorum.
Okul müsamerelerinde anneyle babayı yan yana gördüğünde nasıl bir his belirir?
Heyecanlanılır mı? Sadece mutlu mu olunur bilmiyorum.
Eksik kalan çocukluk anılarım nasıl tamamlanır, kalbimin bir tarafı nasıl iyileşir bilmiyorum.
Ben parka giderken bir elinle anneni, bir elinle babanı tutmak nedir bilmiyorum.

Ben biliyorum.

Bir baba nasıl uğurlanır,
En sevdiğin yemeği sorduğunda nasıl afallanır,
Annen babanla nasıl savaşır biliyorum.
Karanlıktan korktuğunda yanında nasıl baban olmaz biliyorum.
Hayatına giren her erkeğe hücrelerinin en dibine kadar güvenmek isteyip yine de nasıl güvenilemediğini biliyorum.
Hiç üç kişilik olmamış bir sofradaki tabak sayısını yalnızca bire indirmeyi biliyorum.
Söyleyemediğin nefret, hüzün, özlem dolu buruk cümleleri dışarı çıkartmak için kendine yol bulman gerektiğini, çünkü onları hiç söyleyemeyeceğini biliyorum.
Ben daha minnacık bir kız çocuğunun sırf babası aldı diye bir oyuncak ayıya nasıl yıllarca sarıldığını biliyorum.

Üzgünüm bir kız çocuğunun kalbi bir gün iyileşir mi bilmediğimden üzgünüm.

Elimde kalan tek şeyin yazmak olduğunu bildiğim için üzgünüm
Bu kahrolası masumiyeti ve sınırsız sevgimi artık yok etmek istediğim için üzgünüm
Büyümekten korka korka yine de büyümek istediğim için üzgünüm
Çok üzgünüm