11 Mayıs 2013

Bayım, Yoksa Siz Bulutlardan Mı Geldiniz?

Yazmamakta direniyorum gecelerdir.
Beynimin bir yerleri sorgu odasına döndü.
Nefes alışım bile düzensiz artık.
Işıklar patlıyor ruh halimin her köşesinde.
Geçen gece sizi vücudumun bir yerlerinde aradım bayım.
Saç diplerimde, tırnak uçlarımda, göz bebeklerimde örneğin.
Sonra göğüs kafesime ağrılar saplandı.
Boş sigara paketlerimden yollar yaptım.
Bir ışık hüzmesine bırakıp kendimi; buralardan gitmeye kalktım.
Ve tekrara düştüm; her gece bulutlardan atlayan erkek çocuklar gibi.
Sahi düşündüm de; yoksa siz de bulutlardan mı geldiniz bayım?
Durun, size hikayemi anlatmalıyım.
Ben daha minik bir kızken...
Bol bulutlu bir gökyüzüm olacaktı; durmadan yağacaktım.
Susun bayım; konuşmayın.
Bugün en umutlu güvercinimdi zaman.
Biliyorum, zamanın kanatları vardı.
Bir türlü geri getiremiyordum; iyi biliyordu uçmayı.
Birden, dudaklarımın arasına sıkışmış bir gezegen keşfettim;
Muhtemelen hayat vardı.
Sizin gözlerinizde yaşamaya başlasam diyorum.
Aldığım en isabetli karar bu olsa gerek.
Bana şarkılar lazım bayım, bir de sözcüklere ihtiyacım var.
İlham perilerim kaçtı-lar,
Söylemesi ayıp mı bilmem ama biraz kaçıktırlar.
Hayatınız boyunca bana şiirler yazdırsanız ya bayım?!